PONİMİZ BULUNDU! Öncelikle elinde şamdanla koşuşturan herkese çok teşekkür ederim. Ponimiz hiç bir zarar görmeden kurtuldu, sadece biraz korkmuş. Şu an battaniyeye sarılı, ailesiyle yaşadıklarının şokunu atlatmaya çalışıyor.
Dilerseniz beni kütüphaneye kadar takip edin. Suçlunun kim olduğunu orada açıklayacağım, çünkü biraz Agatha Christie okuduysanız kütüphanelerin kitap okumaktan ziyade suçlu açıklamak için var olduğunu bilirsiniz. 
Evet sevgili dostlar, biraz geçen akşamdan bahsedelim. 18 Ekim saat beşte, Bayan Wilson sütlü çayını içmekle meşguldü. Aşağı katta bir takım sesler duydu, fakat hizmetçiler çoktan odalarına çekildiği halde aşçı Bayan Dobson’ın ertesi günün kahvaltısı için ördek boğazladığını düşünerek bu garip olayın üzerinde durmadı. Tam bu esnada uşak Pilkington ahırda Lord Turner’ın av çizmelerini boyamak ve kendi kendine şarkı söylemekle meşguldü, malikanede olan bitenlerden haberi dahi olmadı. Lady Turner’ın misafiri Bayan Jonas yatmadan hemen önce merdivenlerin ayağında bir dizi inci buldu, fakat kolyeyi akşamki dansta birilerinin düşürmüş olduğunu aklına getirerek odasına çekildi. Güzel bayan Jessica Marlowe, küvette kızıl saçlarına fön çekmekteydi, ve saç kurutma makinesinin sesinden hiçbir şey duymadığını belirtti. Olayları çözmeye en çok yaklaşan kişi küçük Morris’in aritmetik ve bale hocası yaşlı Bay McIndirilis’tan başkası değildi. Öğretmen, malikanenin kuzey yakasında kalıyor olmasına rağmen Bayan Wilson’un duyduğu seslerin normal olmadığını düşündü, ve sabahlığını giyerek gaz lambasıyla etrafı kolaçan etmek için büyük salona indi. Bu esnada büyük salonun doğuya bakan kapısında minik bir nal izi gördü, peşinden ilerledi. Kapıdan Lord Turner’ın ortayaş krizi sırasında yaptırdığı Yeşil koridora çıkarak bahçeye doğru ilerledi… Ve karanlıkta bir çuvalı sürükleyen iki kişi gördü. 
Evet dostlarım, bu adi suça imza atan iki kişiyi şu an açıklıyorum. Dedektif Tombee, lütfen kelepçelerinizi hazır tutun. Bu iki suçlu, güzel fakat acımasız bayan Jessica Marlowe ve…. kimseye söylemeden bir süredir aşk yaşadığı Bay Tinypic idi. Evet. Bay Tinypic, ününü ve parasını kaybetmesinin, dahası bir sebepten Türkiye’deki bilgisayarlarda açılmıyor olmasının hırsıyla, bir plan yaptı. Lord Turner’ın bir arkadaşı için evinde muhafaza etmekte olduğu paha biçilmez Dantelli Poni’yi çalacak, onlara kimin güçlü ve önemli olduğunu ispatlayacaktı. Planın yürütülmesi sırasında sevgilisi güzel Bayan Harlow’un yardımları yadsınamazdı. Tinypic ve Harlow, yemek salonunun kasasında bulunan Poniyi sabaha karşı çaldılar. Kendisini bir Tuna Kiremitçi köşeyazısıyla sıkıntıdan bayıltarak küçük bir çuvala, oradan da arka koridora naklettiler. Bu esnada Poni’nin balo salonunun kapısına bir nal izi bıraktığını, Bay Tinypic’in en sevdiği incili halhalının merdiven kenarına düştüğünü ise, telaştan farkedemediler. Suçu çözen ipucunu, kasabada hedef haline gelmemesi için soyadını izninizle saklayacağım bayan Zeynep T. ortaya koydu: Bayan Jessica’yı o gün perma yaptırırken görmüştü. Yani Poni kaçırılırken küvette fön çektiği hikayesi, dikkatle kurgulanmış, dahice bir yalandı. 
Evet, burada görevim bitti. Bayan Jessica ve Tinypic’i yaptıklarının cezasını çekmek üzere emniyet güçlerine teslim ediyor ve aranızdan çekilmeden önce bu suçtan çıkarılabilecek tek dersi sizlere takdim ediyorum. Baylar ve bayanlar, bu akşam yatmadan önce tek bir şey düşünmenizi rica ediyorum: Tinypic Türkiye’de neden açılmıyor? 

PONİMİZ BULUNDU! Öncelikle elinde şamdanla koşuşturan herkese çok teşekkür ederim. Ponimiz hiç bir zarar görmeden kurtuldu, sadece biraz korkmuş. Şu an battaniyeye sarılı, ailesiyle yaşadıklarının şokunu atlatmaya çalışıyor.

Dilerseniz beni kütüphaneye kadar takip edin. Suçlunun kim olduğunu orada açıklayacağım, çünkü biraz Agatha Christie okuduysanız kütüphanelerin kitap okumaktan ziyade suçlu açıklamak için var olduğunu bilirsiniz. 

Evet sevgili dostlar, biraz geçen akşamdan bahsedelim. 18 Ekim saat beşte, Bayan Wilson sütlü çayını içmekle meşguldü. Aşağı katta bir takım sesler duydu, fakat hizmetçiler çoktan odalarına çekildiği halde aşçı Bayan Dobson’ın ertesi günün kahvaltısı için ördek boğazladığını düşünerek bu garip olayın üzerinde durmadı. Tam bu esnada uşak Pilkington ahırda Lord Turner’ın av çizmelerini boyamak ve kendi kendine şarkı söylemekle meşguldü, malikanede olan bitenlerden haberi dahi olmadı. Lady Turner’ın misafiri Bayan Jonas yatmadan hemen önce merdivenlerin ayağında bir dizi inci buldu, fakat kolyeyi akşamki dansta birilerinin düşürmüş olduğunu aklına getirerek odasına çekildi. Güzel bayan Jessica Marlowe, küvette kızıl saçlarına fön çekmekteydi, ve saç kurutma makinesinin sesinden hiçbir şey duymadığını belirtti. Olayları çözmeye en çok yaklaşan kişi küçük Morris’in aritmetik ve bale hocası yaşlı Bay McIndirilis’tan başkası değildi. Öğretmen, malikanenin kuzey yakasında kalıyor olmasına rağmen Bayan Wilson’un duyduğu seslerin normal olmadığını düşündü, ve sabahlığını giyerek gaz lambasıyla etrafı kolaçan etmek için büyük salona indi. Bu esnada büyük salonun doğuya bakan kapısında minik bir nal izi gördü, peşinden ilerledi. Kapıdan Lord Turner’ın ortayaş krizi sırasında yaptırdığı Yeşil koridora çıkarak bahçeye doğru ilerledi… Ve karanlıkta bir çuvalı sürükleyen iki kişi gördü. 

Evet dostlarım, bu adi suça imza atan iki kişiyi şu an açıklıyorum. Dedektif Tombee, lütfen kelepçelerinizi hazır tutun. Bu iki suçlu, güzel fakat acımasız bayan Jessica Marlowe ve…. kimseye söylemeden bir süredir aşk yaşadığı Bay Tinypic idi. Evet. Bay Tinypic, ününü ve parasını kaybetmesinin, dahası bir sebepten Türkiye’deki bilgisayarlarda açılmıyor olmasının hırsıyla, bir plan yaptı. Lord Turner’ın bir arkadaşı için evinde muhafaza etmekte olduğu paha biçilmez Dantelli Poni’yi çalacak, onlara kimin güçlü ve önemli olduğunu ispatlayacaktı. Planın yürütülmesi sırasında sevgilisi güzel Bayan Harlow’un yardımları yadsınamazdı. Tinypic ve Harlow, yemek salonunun kasasında bulunan Poniyi sabaha karşı çaldılar. Kendisini bir Tuna Kiremitçi köşeyazısıyla sıkıntıdan bayıltarak küçük bir çuvala, oradan da arka koridora naklettiler. Bu esnada Poni’nin balo salonunun kapısına bir nal izi bıraktığını, Bay Tinypic’in en sevdiği incili halhalının merdiven kenarına düştüğünü ise, telaştan farkedemediler. Suçu çözen ipucunu, kasabada hedef haline gelmemesi için soyadını izninizle saklayacağım bayan Zeynep T. ortaya koydu: Bayan Jessica’yı o gün perma yaptırırken görmüştü. Yani Poni kaçırılırken küvette fön çektiği hikayesi, dikkatle kurgulanmış, dahice bir yalandı. 

Evet, burada görevim bitti. Bayan Jessica ve Tinypic’i yaptıklarının cezasını çekmek üzere emniyet güçlerine teslim ediyor ve aranızdan çekilmeden önce bu suçtan çıkarılabilecek tek dersi sizlere takdim ediyorum. Baylar ve bayanlar, bu akşam yatmadan önce tek bir şey düşünmenizi rica ediyorum: Tinypic Türkiye’de neden açılmıyor? 

25 10 2011

  1. bakanel posted this