George Bellows
Dün değil evelsi gün seneler önce kendini öldürmüş yirmi yaşında bir gencin intihar haberini okuyordum internette. Kendine kıyanın yüzünde illa da gelecek olanın emaresini arar ya insan sonradan, elden gelmeyen bir şey, o fotoğraflarda hepimiz bir şeyler ararız, işte ben de çocuğun fotoğrafına dikkatli dikkatli bakıyordum. Gözlüklü, gülümsüyor, gencecik. Derken birden mausum kazayla kaydı ve gencin fotoğrafı ayrı bir sekmede açıldı. Tam o esnada dosyanın haber sitesine yüklenirken konmuş adını gördüm: gozluklu_intihar.jpg
İnanılmaz garip bir andı. Fotoğrafa bakarken hissettiklerimi tamamen anlamsızlaştıran, bakma sebebimi iyice gülünç hale getiren başka bir his içime yapıştı. Fotoğrafa isim veren, gecenin dördünde gazetenin arşivlerinin tozunu alan yılmış internet editörünü de düşünmeye çalıştım, görselleri etiketlerken hayat gaza basıp kaçmış. Biraz bayağı ve banka reklamı çerçevesine kaçan bir şey söylediğimin de farkındayım, ama yirmi sene yaşamışsın, her şey bitmiş, ama haber sitesinde senden kalan tek şey gözlük taktığın, ve intihar ettiğin. Böyle şeylerin kancasına fazla takılmamak da gerekiyor… Son kertede hiç bir anlamı yok. peruklu_kadirsinas.jpg olsa ne olacaktıysa. Gece gece intihar haberi kovalayan belasını da bulur aynen böyle.
…
Şey diyecektim. American Horror Story diye bir dizi izliyor muydunuz? (Diziler sözün bittiği yerde konuşacak şey olsun diye yapılıyor, di mi? Bütün fonksiyonu bu, kimse kendini sıkıcı hissetmesin diye varlar) Ben şaşkınlık verecek derecede iyi buldum. Belki de içten içe anıtsal derecede dandik olmasını umduğumdan. Suç tarihi meraklılarını memnun edecek detaylar, kan, şiddet ve hırçın hayaletler var. Bir de Jessica Lange. Bir kere de Charlotte Perkins Gilman lafı geçti. Türün meraklılarına… (Ay yok artık)