
Chase William Merritt, Ring Toss. 1896.
Ben bugünün Cadılar Bayramı filan olduğunu, unutmuşum. Akşamüstü dışardaki amansız uğultudan, biraz da okuduğum kitaptan içim geçip uyuyakalınca, ısrarla çalan kapıya gözlerim yarı kapalı ve sürünerek ulaştım. Açmamla beraber kapıda üç vampir, iki zombi, bir kaç tane çizgi film kahramanı ve bir tane ne olduğunu çıkaramadığım kostümlü çocuk (Yüzünü sarımsı, yeşilimsi bir renge boyamıştı, belki de bir geceliğine Haldun Dormen’di) yüzüme çığlık çığlığa bağırınca ben de kıyır kıyır bir sesle çınlayarak geriye zıpladım. Yüzü boyasızken de sevsem mi ürksem mi bir türlü karar veremediğim çocuklar, uykulu bir Sadako’nun ödünü patlattılar diye gülmekten öldüler tabii. Sonra mutfaktan bulduğum bir kutu Mentos’un üzerine saldırırlarken, arkada duran ve boyu yüzünden kutuya erişemeyen aksi suratlı, altı-yedi yaşlarındaki vampir kız “Hayvanlık yapmayın ya!” diye bağırdı. Ben bu hakkını arayan huysuzu eve sokup şekere boğmayı hayal ederken, aynı sırtlan çığlıklarıyla yok oldular. Bir kaç saat bir grup cüce daha kapımın önüne gelse de hepsini korkutup kekeme etsem diye tetikte bekledim, gelmediler. Fakat ben o cazgırı bulup dost olmaya kararlıyım, paylaşacak çok şeyimiz olabilir.